Araç kullanmaya başlamadan önce yapılması gereken kontroller ve doğru sürüş pozisyonu, sınavda düzenli soru gelen bir konudur. Bu bölümde araca binmeden yapılan dış kontrolleri, araç içi ayarları, emniyet ekipmanlarını ve aracı doğru çalıştırma sırasını sınav odaklı biçimde öğreneceğiz.
Sürüşe hazırlık neden önemli?
Direksiyona geçmeden önce sürücünün ruhen, bedenen ve zihnen hazır olması gerekir. Yorgun, uykusuz ya da dikkati dağınık bir sürücü kaza riskini büyütür. Hazırlık yalnızca sürücünün kendi durumuyla sınırlı değildir; belirli bir sıra izlenerek önce araca binmeden yapılacak dış kontroller, ardından araca binince yapılacak iç kontroller ve en sonda aracın doğru sırayla çalıştırılması tamamlanmalıdır. Sınav bu sırayı ve her aşamada nelere bakıldığını ölçer.
Araca binmeden yapılan dış kontroller
Araca binmeden önce aracın etrafında bir tur atılır ve gözle kontrol yapılır. İlk bakılacak yer lastiklerdir: patlak ya da inik olup olmadığına, havasına ve her tekerleği araca tutturan bijon (vida) eksikliği olup olmadığına bakılır. Ardından aracın altına bakılır; yerde yakıt (benzin) sızıntısı ya da yağ akıntısı olup olmadığı ve aracın altında hayvan ya da çocuk bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Özellikle kışın hayvanların soğuktan korunmak için aracın altına veya motor bölmesine girmesi sık görülür, bu yüzden bu kontrol önemlidir. Aynı turda dış lambalar (kırık ya da çarpma var mı), camlar ve aynalar ile cam sileceklerinin lastikleri ve su seviyesi gözden geçirilir. Dış kontrollerin bir parçası olarak kaput açılıp motor yağı, soğutma suyu ve hidrolik yağ seviyeleri de kontrol edilir; ancak bu sıvı kontrolleri her gün yapılmak zorunda değildir.
Lastikler ne zaman kontrol edilir?
Sınavın klasik sorularından biri lastiklerin ne sıklıkta kontrol edileceğidir. Doğru cevap “günlük” değil, araca her binildiğinde lastiklerin kontrol edilmesidir. Aynı şekilde “araca binmeden önce yapılması gereken kontrol hangisidir?” sorusunun cevabı da lastik kontrolüdür. Bu iki bilgiyi net biçimde ayırt edin.
Araca bindikten sonra yapılan iç kontroller
Araca bindiğinizde ilk dikkat etmeniz gereken şey, araç içinde bir yakıt, LPG veya benzin kokusu olup olmadığıdır. Böyle bir koku varsa kesinlikle kontağı çevirmeyin; çünkü kontaktaki elektrik, ortama sızmış LPG ile birleşince kıvılcım oluşturur ve patlama riski doğurur. Koku sorunu yoksa sırasıyla camlar, aynalar, koltuk ve koltuk başlığı ayarları ile emniyet kemeri kontrol edilir. Bu iç kontroller, sürüş boyunca hem konforu hem de güvenliği doğrudan etkiler.
Koltuk ve koltuk başlığı ayarı
Güvenli sürüşün olmazsa olmazı dik oturmaktır. Koltuk kendinize göre ayarlanmalı, sırtınız koltuğa tam olarak yaslı olmalıdır; çünkü sırt koltuğa yapışık değilse virajlarda araç sizi kavrayamaz ve denge kaybı yaşanır. Ayaklar pedallara zorlanmadan rahatça ulaşabilmelidir. Koltuk başlığı ise ayrı bir öneme sahiptir: arkadan çarpma biçimindeki kazalarda boynun zedelenmesini, incinmesini önler. “Arkadan çarpmalarda boyun zedelenmesini hangisi önler?” sorusunun cevabı doğrudan koltuk başlığıdır.
Direksiyon ve ayna ayarı
Direksiyonu en iyi hakimiyetle ve rahatlıkla tutabileceğiniz pozisyon, ellerin bir saat kadranındaki 9 ve 15 (saat 9 ve saat 3) konumunda olmasıdır; kısaca 9-15 pozisyonu en güvenli ve en rahat sürüş pozisyonudur. Aynalar ise arkadan gelen araçları en geniş açıyla görebilmek ve kör noktaları en aza indirmek için 90 derece açıyla ayarlanır. “Kör noktaları en aza indirmek için aynalar kaç derece ile ayarlanır?” sorusunun cevabı 90 derecedir.
Emniyet kemeri ve hava yastığı
Emniyet kemeri bir ikincil güvenlik ekipmanıdır; yani kazanın olmasını engellemez, ancak kaza olduktan sonra ölüm ve yaralanma oranını azaltır. Kullanımı zorunludur ve araçta herkesin takması gerekir. Hava yastıkları (airbag) de tıpkı emniyet kemeri gibi çalışır: kazayı önlemez, fakat kaza anında ölüm ve yaralanmaları azaltır. Sınavda bu ekipmanların “kazayı önlediği” yönündeki ifadeler yanlıştır; doğru ifade, ölüm ve yaralanmayı azalttıklarıdır.
Aracı doğru sırayla çalıştırma
Aracı çalıştırmadan önce el freninin çekili olduğundan emin olun ve aracı boşa alın; otomatik vitesli araçlarda vites P (park) konumunda olmalıdır. Ardından kontak anahtarı bir tık çevrilerek gösterge paneli aydınlatılır. Dizel araçlarda bu aşamada gösterge panelinde ön ısıtma bujisi ikaz ışığı yanar; bu ışığın sönmesi beklenir. Ön ısıtma bujisi yalnızca dizel araçlarda bulunur, benzinli araçlarda yoktur. Sonra debriyaja sonuna kadar basılır ve kontak anahtarı bir tık daha çevrilerek marş yapılır. İdeal marş süresi 10-15 saniyedir. Araç ilk marşta çalışmazsa hemen arka arkaya marş yapılmaz; biraz beklenip yeniden marş yapılır. Motor çalışırken ya da araç hareket halindeyken marş yapılırsa marş dişlisi zarar görür; bu yüzden marş yalnızca motor durmuşken kullanılır.
Kısaca
Sürüşe başlamadan sürücü ruhen, bedenen ve zihnen hazır olmalıdır. Araca binmeden dış kontrolde lastikler (hava, patlak, bijon), aracın altı (sızıntı, hayvan ya da çocuk), lambalar, camlar, aynalar, silecekler ve kaput altındaki yağ, soğutma suyu, hidrolik yağ kontrol edilir; lastikler her binişte kontrol edilir. Araca binince önce yakıt/LPG kokusuna bakılır, koku varsa kontak çevrilmez. Dik oturulur, sırt koltuğa yaslanır, koltuk başlığı arkadan çarpmalarda boynu korur, direksiyon 9-15 pozisyonunda tutulur, aynalar 90 derece ile ayarlanır. Emniyet kemeri ve hava yastığı kazayı önlemez ama ölüm ve yaralanmayı azaltır. Araç çalıştırılırken el freni çekili, vites boşta ya da P konumunda olmalı; dizelde ön ısıtma bujisinin sönmesi beklenmeli, debriyaja basılıp 10-15 saniye marş yapılmalı ve motor çalışırken asla marşa basılmamalıdır.