Kırık, çıkık ve burkulma sınavda neredeyse her defa soru gelen bir konudur. Bu üç durumun nerede oluştuğunu, birbirinden farkını, ilk yardımını, atel kullanımını ve kırıklarda verilecek pozisyonları bu bölümde öğreneceğiz.
Kırık, çıkık ve burkulma nerede olur?
Bu üç kavramı ayırmanın en kolay yolu, nerede oluştuklarını bilmektir. Kırık kemikte, çıkık eklemde, burkulma da eklemde oluşur. Yani çıkık ve burkulma eklemi ilgilendirir, kırık ise kemiği. Sınavda “kırık” denince aklınıza kemik, “çıkık” ve “burkulma” denince eklem gelmelidir. Çıkık ile burkulmayı ayırmak için basit bir ipucu: çıkık, eklem yüzeylerinin kalıcı ayrılmasıdır (çıkıK – kalıcı, ikisi de K ile başlar/biter); burkulma ise eklem yüzeylerinin anlık, yani geçici ayrılmasıdır (burkulmA – anlık, ikisi de A ile). Ağırlık sırasına göre kırık en ağır, çıkık ondan hafif, burkulma ise en hafif durumdur.
Kırık
Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Darbe sonucu oluşabileceği gibi, kemik hastalıklarında kendiliğinden de oluşabilir. İki türü vardır: kapalı kırıkta kemik dışarı çıkmamış, deri bütünlüğü sağlamdır. Açık kırıkta ise deri bütünlüğü bozulmuş, kemik ucu dışarı çıkmıştır; bu en tehlikeli kırık türüdür çünkü keskin kemik ucu deriye, sinirlere ve damarlara zarar verir, ayrıca dışarıyla temas ettiği için enfeksiyon riski yüksektir. Kırık belirtileri; hareketle artan ağrı, şekil bozukluğu, hareket kaybı, şişlik ve kanamaya bağlı morarmadır.
Kırıkta ilk yardım
Önce hayati tehlike oluşturan durumlara öncelik verilir; örneğin bir kişinin ayağı kırıkken bir başkası nefes alamıyorsa önce nefes alamayana müdahale edilir, çünkü kırığın hayati tehlikesi görece azdır. Kırık olan bölge hareket ettirilmez ve kırık düzeltilmeye çalışılmaz. Kolda kırık varsa şişlik olabileceği için yüzük ve saat çıkarılır. Kırık bölge; sopa, karton, tahta gibi sert malzemelerle (bunların genel adı atel) sabitlenir. Açık kırıkta tespitten önce yara üzeri temiz bir bezle kapatılır. Tespit yapılırken parmaklar görünecek şekilde açıkta bırakılır; böylece parmaklardan morarma ve nabız takip edilebilir. Kırık kol ve bacaklar yukarıda tutulur.
Çıkık ve burkulma
Çıkıkta eklem yüzeyleri kalıcı olarak ayrılmıştır; yoğun ağrı, kızarıklık, şişlik, işlev kaybı ve eklemde şekil bozukluğu görülür. İlk yardımda eklem bulunduğu şekilde tespit edilir, asla yerine oturtulmaya çalışılmaz, yiyecek-içecek verilmez ve tıbbi yardım istenir. Burkulmada ise eklem yüzeyleri anlık ayrılmıştır; ağrı, kızarıklık, şişlik ve işlev kaybı olabilir. Burkulan eklem bandajla tespit edilir, şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır ve soğuk uygulanır. Üçünde de ortak kural şudur: bölge hareket ettirilmez ve düzeltilmeye çalışılmaz.
Atel ve tespit
Atel, kırık kemiğin dokulara zarar vermemesi için kırık bölgeyi hareketsiz hâle getirmeye yarayan düz nesnedir; ahşap, plastik ya da karton olabilir. Tespit yapılırken atel doğrudan kemiğe konmaz; önce ince bir yumuşak malzemeyle sarılır, sonra atel uygulanır. Çok önemli bir kural: köprücük kemiği, kaburga ve kafatası kırıklarına atel uygulanmaz; atel uzun kemiklere uygulanır. Atelin boyu kırığın iki ucundaki eklemleri de içine alacak kadar uzun olmalıdır: diz ile ayak arasındaki kırıkta topuktan kalçaya, diz ile kalça arasındaki kırıkta topuktan koltuk altına kadar uzanır. Bacak kırığında atel bulunamazsa iki bacak arasına yumuşak malzeme konarak bacaklar birbirine bağlanabilir.
Kırıklarda verilecek pozisyonlar
Kırığın yerine göre verilecek pozisyon değişir. Göğüs, kaburga, köprücük ve kol kırıklarında yarı oturuş pozisyonu verilir; özellikle kaburga kırıklarında bu pozisyon, kaburgaların akciğer ve kalp gibi organlara batmasını önler ve kişinin daha rahat nefes almasını sağlar. Diğer tüm kırıklarda sırtüstü yatış pozisyonu verilir. Köprücük kemiği kırığı omuz bölgesinden üçgen sargı beziyle tespit edilir. Omurga ve omurilik kırıklarında ise felç riski olduğu için baş-boyun-gövde hizası kesinlikle bozulmaz; kişi sert bir zemine sırtüstü yatırılır ve mümkünse sedye kullanılır. Bu tür yaralıya dik ya da oturur pozisyon verirseniz kişiyi felç edebilirsiniz.
Kısaca
Kırık kemikte, çıkık ve burkulma eklemde olur; çıkık kalıcı, burkulma anlık ayrılmadır. Açık kırık en tehlikelisidir. Kırık ve çıkıkta bölge hareket ettirilmez, düzeltilmez ve atelle/sargıyla olduğu gibi tespit edilir; köprücük, kaburga ve kafatası kırıklarına atel uygulanmaz. Göğüs-kaburga-köprücük-kol kırıklarında yarı oturuş, diğerlerinde sırtüstü yatış pozisyonu verilir; omurga kırığında baş-boyun-gövde ekseni bozulmaz.