Ders : İlk Yardım
Konu - 7 :

Yaralanmalar

Yaralanmalar konusundan sınavda genellikle bir, hatta iki soru gelir. Bu bölümde yara tanımını, yara çeşitlerini ve genel ilk yardım kurallarını; ayrıca en çok sorulan delici göğüs, karın ve kafatası-omurga yaralanmalarını işleyeceğiz.

Yara nedir ve çeşitleri

Yara, bir travma sonucu deri veya mukoza bütünlüğünün bozulmasıdır. Yaralar önce kapalı ve açık olarak ikiye ayrılır. Kapalı yaralarda (ezik, morarma) deri bütünlüğü bozulmaz; açık yaralarda ise deri açılır. Açık yaraların başlıca türleri şunlardır: kesik yara bıçak, cam, çakı gibi kesici cisimlerle; ezik yara taş, yumruk, sopa gibi künt (sert) cisimlerle oluşur ve trafik kazalarında en sık görülen yara türüdür; delici yara çivi, bıçak ucu gibi sivri cisimlerle oluşur ve tetanoz riski yüksektir; parçalı yara ise çekme etkisiyle oluşur. Isırma, sokma, 6 saatten geç müdahale edilen ve çok kirli-derin yaralar enfekte (kirli) yara sayılır. Unutmayın: tüm yaralar tetanoz açısından önemlidir.

Yaralanmalarda genel ilk yardım

Yaralanmada önce yaşam bulguları ve yaranın durumu değerlendirilir. Varsa kanama durdurulur, yaranın üzeri temiz ve nemli bir bezle örtülür, tetanoz konusunda uyarı yapılır ve 112 aranır. Çok önemli bir kural: yaraya saplanan (batan) yabancı cisim çıkarılmaz, aksine etrafı desteklenerek sabitlenir; çünkü cismin çıkarılması daha büyük bir kanamaya yol açabilir. Yara içi de kurcalanmaz. Kesik yaralarda ise yara uçları birbirine yaklaştırılıp üzeri kapatılarak sarılır. Ayrıca yaranın üzerine tentürdiyot gibi maddeler dökülmez; bazı eski sorularda “yaraya tentürdiyot dökülür” şıkkı çeldirici olarak konabilir, buna dikkat edin.

Delici göğüs ve karın yaralanmaları

Delici göğüs yaralanmasında yoğun ağrı, solunum sıkıntısı, morarma, kan tükürme ve yarada hava giriş-çıkışı (nefes görüntüsü) görülür. Batan cisim çıkarılmaz, etrafı sabitlenir; yara temiz bir bez ya da plastikle kapatılır ve kişiye oturur pozisyon verilir (nefes alması rahatlar). Karın yaralanmasında dışarı çıkan bağırsak veya organlar içeri konmaya çalışılmaz; üzeri temiz nemli bir bezle örtülür, kişi bacakları bükülü şekilde yatırılır ve ısı kaybını önlemek için üzeri örtülür. Her iki durumda da kazazedeye yiyecek ve içecek verilmez.

Kafatası ve omurga yaralanmaları

Trafik kazalarındaki ölümlerin büyük kısmı kafatası ve omurga yaralanmalarından kaynaklanır. Kafatası yaralanması beyin kanaması, omurga yaralanması ise felç riski taşır. Belirtileri arasında bilinç ve hafıza kaybı; baş, boyun ve sırtta ağrı; kulak, burun veya ağızdan kan gelmesi; his ve hareket kaybı; denge kaybı ve morluk sayılır. Bu tür yaralanmalarda en kritik kural, kişinin baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan, sarsmadan taşınmasıdır; bunun nedeni omurga zedelenirse kişinin felç geçirme ihtimalidir. Kazazede 12-24 saat doktor gözetiminde tutulmalı ve yalnız bırakılmamalıdır. Ayrıca kulaktan kan geliyorsa kişi kanın geldiği tarafa (aynı yöne) yatırılır ki kan içeri akmasın.

Kısaca

Yara, travma sonucu deri veya mukoza bütünlüğünün bozulmasıdır; kesik (kesici cisim), ezik (künt cisim, en sık), delici (sivri cisim, tetanoz riski) ve parçalı (çekme) gibi türleri vardır ve hepsi tetanoz açısından önemlidir. Genel ilk yardımda kanama durdurulur, üzeri örtülür ve saplanan cisim çıkarılmaz. Delici göğüs yaralanmasında oturur pozisyon, karın yaralanmasında dışarı çıkan organlar içeri konmaz; ikisinde de yiyecek-içecek verilmez. Kafatası-omurga yaralanmalarında baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan taşınır; çünkü omurga zedelenmesi felce yol açabilir.